Batuhan Celep KitaplığıSağırlar
Müziğin bir şeyleri değiştirebileceklerine inanıyorlardı.
464 sayfa
Kitabı Satın Al
Kitap HakkındaÖzet
Ya bir gün müzik sadece susturulmasa, hatırlanması bile suç sayılsa?
Sağırlar, müziğin, sanatın ve özgür düşüncenin sistematik biçimde yok edildiği karanlık bir gelecekte geçen distopik bir roman. İnsanların yalnızca şarkılardan değil, anılardan, duygulardan ve geçmişlerinden de koparıldığı bu dünyada sessizlik, bir tercih değil, hayatta kalmanın tek yolu hâline gelmiştir.
Roman; kaybettiklerinin yasını tutan, geçmişi unutmaya zorlanan ve yasaklanmış bir dünyanın gölgesinde yaşamaya çalışan karakterlerin yollarını bir araya getiriyor. Her sayfada korku, dostluk, sadakat, vicdan ve umut yeniden sorgulanırken, en küçük bir melodi bile bir isyana dönüşebiliyor.
Sağırlar yalnızca müziğin yasaklandığı bir dünyayı anlatmıyor. Aynı zamanda baskının insan ruhunu nasıl değiştirdiğini, sessiz kalmanın bedelini ve hatırlamanın neden en büyük direniş biçimi olabileceğini gözler önüne seriyor. Akıcı anlatımı, sinematik atmosferi ve güçlü karakterleriyle okuru ilk sayfadan itibaren içine çeken roman, her bölümde gerilimi biraz daha artırırken cevabı kolay olmayan bir soruyu zihne bırakıyor:
Bir gün sesiniz elinizden alınırsa, geriye kim olduğunuzdan ne kalır?
Arka KapakMüziğin bir şeyleri değiştireceklerine inanıyorlardı.
Türkiye, Toplum Huzuru Teşkilatı (THT) adı altında gizlenen karanlık bir gölgenin pençesinde. Halk arasında onlara "Sağırlar" deniyor.
Ülkenin üzerine kabus gibi çöktü. Onlara göre müzik bir terör suçu, enstrümanlar ise birer kitle imha silahı. Gizli işkencehanelerde yankılanan çığlıklar, yasaklanan şarkıların yerini aldı.
Batuhan, Murat, Berk, Engin ve Şahin ... Farklı türlerin sesiydiler, şimdi ise avlandıkları bir cehennemin içindeler. Sağırların acımasız lideri Ersin Başkan'ın kara listesine girmek, sadece bir zaman meselesiydi. Ancak Berk'in infaz edilip televizyonlarda bir terörist gibi teşhir edilmesi, bardağı taşıran son damla oldu.
Geriye kalan dört arkadaş için artık sadece iki seçenek var: Arkadaşlarının kanıyla lekelenmiş bu sessizliğe boyun eğmek ya da enstrümanlarını ve seslerini birer silaha dönüştürerek, Sağırların kurduğu o gizli zindanların duvarlarını yıkmak.
Bir turntablist, iki rapçi, bir rockçı ve bir R&B sanatçısı ...
Ritim durduğunda, isyan başlar. Adaletin sustuğu yerde, en gürültülü şarkı intikam için söylenecek. Karanlık çöktüğünde ve Sağırlar kapma dayandığında tek bir soru kalacak: Hangi ses daha güçlü?
Bir celladın namlusu mu, yoksa bir devrimin son şarkısı mı?
Yazarın NotuBazı hikâyeler bir soruyla başlar. Sağırlar da benim için tek bir soruyla başladı:
"Müzik bir gün tamamen yasaklansaydı, insanlar gerçekten sessizleşir miydi?"
Bu romanı yazarken amacım sadece distopik bir dünya kurmak değildi. İnsanların korku karşısında nasıl değişebileceğini, hatıraların ne kadar güçlü olduğunu ve özgürlüğün çoğu zaman onu kaybetmeden fark edemediğimiz bir değer olduğunu anlatmak istedim.
Bu kitapta karşılaşacağınız karakterlerin hiçbiri kusursuz değil. Tıpkı gerçek hayattaki insanlar gibi korkuyor, hata yapıyor, kaybediyor ve yeniden ayağa kalkmaya çalışıyorlar. Belki onların yaşadığı dünya kurgu, ancak hissettikleri duygular hepimize tanıdık gelecek.
Eğer bu romanı bitirdiğinizde yalnızca hikâyeyi değil, sessizliğin anlamını da yeniden düşünürseniz, amacına ulaşmış olacak.
İyi okumalar.
Batuhan Celep
← Tüm kitaplar